ing is beautiful
hayatın küçük ışığını görebildiğim zamanlar,
ben o ışıktan daha küçüğüm..
kulağımda kulaklıklarla gittiğim diyarlar,
içrek öykülerle dolu.
o kadar kısa ki hayatın parmakları,
uzandığı galaksiler onunla alay eder.
işte bu ve bunun gibi şeyler,
yerde çizili adımları takip ederken
ben…
yalnızım.
saat kaç olmuş?
uyumak varken neden oturmak?
kışın sıcak, yazın serin olan yatağımda
neden rahatsızca kıvranmak?
karanlığa sorular soruyorum;
gözlerimi açık tutan yalnızlığım mı?
yoksa beynelmilel dostluklarımın olmaması mı?
yabancı adamlara duyduğum özlemimle ben,
her gece kapanan gözlerimde
uykudan başka şeylerle
kendimi avutuyorum.
bana bakması için bir ilah kiralayabilir misin?
bunu benim için yapar mısın?
son zamanlarda çok su götürmez hissediyorum.
müziğe alerjin mi var?
o hâlde bir yere gitme kararı al
ki orada müzik kulağın olmasın.
bu şekilde sorunlarımızdan kaçabiliriz.
benim tabutumu
ünlü biriyle paylaşabilirsin.
artık ona ihtiyacım yok.
artık sana da ihtiyacım yok.
sadece bana bakacak bir ilah tut.
ondan sonra gidebilirsin.
göreceksin, oğlanlar da sevebilir.
ilahın benimle sus-pus oyunu
oynamaya [...]
duvardaki kuş kendi gagasını yiyor
anne, bir kafes taşıyor
herbirimizin kendi maskeleri var
taşımak zorunda olduğumuz
ve bu, ağır bir yük.
yaşasın.
selam olsun.
öl.
bir canavar yaratmak ister misin?
fincanımın içinde devasa bir çük vardı.
ziyafet çeken bir insan yığını
ve “bu kadar yalnız hissettiğim için delirmiş olmalıyım”
karanlık yer değiştiriyor
oradan buradan yakaladığı ipuçlarıyla
özenle taşınan bir maske
uyduruk bir kişilik
taklitle öğrenilmiş bir ifade
sağırlar için, körler için..
onu gördün mü?
yüzen bir insan yığını
ölü, çürüyen, kokan
yok et
sahip olamayacağın bir güzellik
ya da yarattığın bir canavar?
seç..
çay koymak ister miydiniz?
eve [...]
böyle olacağını biliyor muydun?
ölmek üzeresin
bir şey söyle
kaslar eriyip gider
tıpkı sivrisineğin şarkısı gibi
bir çıyan asla kıvrılmaz
hayır, bu bir yalan!
çıyanlar kesinlikle kıvrılır
bir aklıselim maskesi
onların ağız tadı incedir
yaygara ve acele üzerine
bir sigara yak
lakin bir anının üzerinde söndür
böyle olacağını bilmiş miydin?
aklını mı yitirmiştin?
ah, jeffrey, mahkemede ne kadar yakışıklıydın..
dişlerini fırçala
bir koca seç
ve bir parça et kes
çekik bir göz al
patlak bir [...]